Üniversitemizde “Uluslararası Kadeş Barış, Eşitlik ve Kardeşlik Sempozyumu” Başbakanımızın Teşrifleriyle Gerçekleştirildi

28 Eylül 17
Üniversitemizde “Uluslararası Kadeş Barış, Eşitlik ve Kardeşlik Sempozyumu” Başbakanımızın Teşrifleriyle Gerçekleştirildi

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde, Üniversitemiz ev sahipliğinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın katılımlarıyla “Uluslararası Kadeş Barış, Eşitlik ve Kardeşlik Sempozyumu” Üniversitemiz Meslek Yüksekokulunda (MYO) başladı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlanan etkinliğin açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkan Rektörümüz Prof. Dr. Reha Metin Alkan,  “Sayın Başbakanım ve değerli misafirlerimiz, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde, Üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Uluslararası Kadeş Barış, Eşitlik ve Kardeşlik Sempozyumu”na, Dostluk ve Barış kenti, Dünyanın Merkezi Çorum’a hoş geldiniz. Hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum.” dedi.

Barışın tüm insanlık için asırlardır önemine değinen Rektörümüz Prof. Dr. Reha Metin Alkan, “Barış, her bireyin kendisi için, daha sonra ailesi, ülkesi ve nihayet tüm dünya için beklenen bir ihtiyaçtır. Ancak binlerce yıllık insanlık tarihinde sürekli çatışma, savaş, gözyaşı ve mazlumların ezildiği bir dünya görülmektedir. Bunun nedeni olarak karşımıza Batının insan odaklılığı değil, bencilliği merkezine alan yaşam ve varlık felsefesi başta olmak üzere, bitmek tükenmek bilmeyen kazanma hırsı ve buna bağlı olarak başkasına ait kaynakların ele geçirilmesi için uyguladığı politikalar çıkmaktadır. Ve buna bağlı olarak da lokal veya küresel düzeyde savaşları, krizleri ve çatışmaları normal karşılamakta, hatta varlık sebebi olarak görmektedir. Batının bu yaklaşımı ne yazık ki günümüzde türlü huzursuzlukların oluşmasına neden olmaktadır.” diye konuştu.

Prof. Dr. Reha Metin Alkan konuşmalarını şöyle sürdürdü: “Osmanlı Devleti sahip olduğu çok geniş coğrafyada insanı yaşat ki Devlet yaşasın anlayışıyla, farklılıkları ve kültürleri koruyarak adalet içerisinde birlik ve beraberliği sağlarken Batılılar, her gittikleri coğrafyada, farklılıkları ayrıştırarak, kargaşa ve çatışma ortamını oluşturarak, tabiri caizse kaostan beslenmişlerdir. Günümüzde 2 milyara yakın insan günde 1 dolar’dan az parayla geçinmek zorunda. Dünya’da yaklaşık 800 milyon insan açlık sınırı ile karşı karşıya bulunmakta. Buna karşılık bir İngiliz araştırma raporuna göre dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin serveti, geri kalan yüzde 99’luk kesimin servetinin toplamına eşit. Dünyadaki en zengin 8 milyarder, dünya nüfusunun yarısının varlığına eşit bir serveti kontrol ediyor. Necip Fazıl’ın dediği gibi ‘Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul; Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul. Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa..’ Bu zulüm ortamı elbette böyle sürmeyecektir. Dünya, yeni bir düzene, barışa ve adalete susamış durumdadır. Mutlaka yakın bir gelecekte adalet ve barışa dayalı yeni bir düzen kurulmalıdır. Bu anlamda Türkiye; sahip olduğu şanlı geçmişi, dünyadaki nüfusu, potansiyeli, jeopolitik ve stratejik konumu ile Dünya barışında ve yenidünya düzeninde son derecede önemli ve belirleyici bir aktör durumundadır.”

Prof. Dr. Alkan,  “Türkiye; tarihinde hep barışı ve adaleti kurduğu ve savunduğu gibi bu gün ve gelecekte de yine dünya barışının ve adaletinin kurulmasında en etkin, önemli ve samimi bir ülke konumunda olacaktır.” ifadelerine yer verdi.

Bilimin günümüz dünyasında çok önemli bir güç haline geldiğine değinerek “Sayın Başbakanım, bu yüzden bilimin günümüz dünyasında önemli küresel bir güç olduğunun da farkındayız. Bizler de üniversite olarak bilim ve teknoloji alanında gerçekleştireceğimiz gelişmelerle bu oluşuma en büyük katkılardan birini sağlamak durumundayız. Toplumun çıkarlarına adanmış bilim ve teknolojinin, bütün insanlar için yaşanabilir bir dünya inşa edeceğine inanmaktayız.” diyen Prof. Dr. Reha Metin Alkan, Üniversitemizin bakış açısının da bu bağlamda olduğundan bahsederek  “Marka Şehir Çorum, Bir Dünya Üniversitesi Hitit Üniversitesi sloganıyla yola çıkan Üniversitemiz de bu bakış açısıyla üzerine ne denli büyük bir sorumluluk düştüğünün farkındadır ve bu bilinçle hareket etmektedir. Zira bilim ve teknoloji alanında gelişme sağlamamız, sadece yakın coğrafyamızın değil, tüm dünyadaki mazlumların, çaresizlerin ümidi olan ülkemizin, daha da güçlü olabilmesi için olmazsa olmazımızdır.”  dedi.

Prof. Dr. Reha Metin Alkan konuşmalarını şöyle sürdürdü: “Bu sempozyumun, hemen her alanda olduğu gibi güçlünün güçsüzü ezdiği dünya düzenine karşı verdiği mücadelede de mazlumların yükselen sesi olan, ülkemizin dünyadaki en önemli küresel güçlerden birisine dönüşümünün mimarı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde üniversitemizde gerçekleştirilmesi bizim için tarifi imkansız büyük bir onur kaynağı olmuştur. Bu sempozyumun yapılması için verdiği direktif ve himayelerinden dolayı başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, etkinliğimize katılarak bizleri onurlandıran Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’a saygı ve şükranlarımı arz ediyorum. Etkinliğin alınması ve sonrasındaki süreçte büyük emek veren Sayın Lütfiye İlksen Ceritoğlu Kurt vekilimiz başta olmak üzere ilimizin değerli AK Parti Milletvekillerine, Üniversitemizde görev yapan isimlerini vakit darlığı nedeniyle sayamayacağım akademik ve idari personelimize, tüm emeği geçenlere ve değerli sponsorlarımıza teşekkürlerimi sunmak istiyorum.”

Son olarak konuşmasında Rektörümüz Prof. Dr. Reha Metin Alkan, “Büyük Türkiyemizin öncülüğünde yakın gelecekle kurulacağına inandığımız, barış, huzur ve adalet içinde bir dünya dileklerimle, hepinize en içten saygılarımı sunuyorum.” diyerek sözlerini bitirdi. 

Konuşmalarına Lütfiye İlksen Ceritoğlu Kurt, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde ve Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın teşrifleriyle bugün burada ‘Uluslararası Kadeş Barış, Eşitlik ve Kardeşlik Sempozyumu’nun Çorum’da gerçekleştirilmesinde emeği geçen tüm milletvekillerim, hemşehrilerim adına teşekkür etmek istiyorum. Hoş Geldiniz Sayın Başbakanım.”  diyerek başladı.

Kadeş Barış Anlaşmasının dünya tarihindeki önemine değinen Lütfiye İlksen Ceritoğlu Kurt,  “Kıymetli konuklar, bundan 100 yıllar evvel M.Ö.1200’lerde Mısır ve Hatti Memleketleri büyük krallıkların devamı için kardeşlik antlaşması yapmışlar. Kardeşlik, insanları birbirine bağlayan en güçlü duygudur.  Kardeşlik; barışın perçinidir, ebedi olduğu için barış devletidir.  O yüzden bu topraklarda binlerce yıldır farklı etkin kültür ve inanca sahip insanlar, bir millet olarak yaşamaktadır. Aslolan kardeşi kardeş bilmektir. Aslolan kardeşlik hukukunu gözetmektir.  Kardeşliğin olduğu yerde, eşitlik olur, kader birliği olur, yardımlaşma olur. İnanca, insana yaradandan dolayı saygı olur. Türkiye Cumhuriyeti Meclisinde temsil etmekten gurur duyduğum memleketim Çorum, binlerce yıldır bu kültürün ev sahipliğini yapmaktadır. Bu günde eşitlik ve kardeşlik ilkesiyle hazırlanmış kralın mührünün yanında kraliçenin mührünü de taşıyan ilk yazılı anlaşma olan Kadeş Antlaşmasının ülkemize, milletimize ve tüm dünyaya eşitlik ve barış çağrısı olması dileklerimle. Emeği geçen herkese teşekkürlerimiz iletiyorum. Barışın ve eşitliğin şehri Çorum’a hoş geldiniz. Şeref verdiniz. Saygılarımı arz ediyorum.”  diyerek konuşmasını tamamladı.

Saygı ve selamlama konuşmasıyla başlayan Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu,  “Bu güzel etkinlikte sizlerle buluşmanın vermiş olduğu gurur ve huzuru sizlerle beraber yaşamak benim için çok büyük bir onurdur. Sayın Başbakanım, insanlık tarihi boyunca -malumunuz olduğu üzere- Anadolu coğrafyası çok büyük medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Adeta bir hazinedir Anadolu coğrafyası. İşte o coğrafyanın çok müstesna yerlerinden bir tanesi olan  Çorum’da ulvi değerler için barış için kardeşlik için böyle bir etkinliğin düzenlenmesi hakikaten buradan yükselen dünyaya verilecek çok önemli bir mesaj mahiyetindedir.” diyerek konuşmasına başladı.

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu ise konuşmasında, “Gerçekten Anadolu coğrafyası bizim medeniyetimiz olan son 600 yıllık medeniyet çerçevesinde dünyaya barışı, huzuru ve hoşgörüyü götürmüş bütün bir insanlığa önemli bir düstur imkanı sağlamıştır. Anadolu’daki yaşanan birlik dünya için önemli mesaj teşkil etmektedir.”  dedi.

Düzenlenen etkinlikle dünyaya barış mesajı verileceğini söyleyen Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu,  “Bu coğrafya üzerinde farklı operasyonlar gerçekleştirmek isteyenler olabilir. Ancak bizim hamurumuzun sağlamlığı, hoşgörü ve barışı tüm bu emarelerin/baderelerin üstünden gelecek mahiyettedir. Ve biz bunu mutlaka başaracağız. Bugün burada Çorum’da vereceğimiz mesaj, bu barış, birlik ve kardeşlik mesajı olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle vereceğiniz bu mesaj ve katılımlarınız için çok teşekkür ediyorum. Hepinize hayırlı günler diliyorum.” diyerek konuşmasını tamamladı.

Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Bakir İzetbegoviç’in teşekkür mesajının video gösterimiyle verilmesinin ardından Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç adına Kadeş Barış Ödülü Başbakanımız Binali Yıldırım tarafından Bosna-Hersek Büyükelçisi Bakir Sadoviç’e takdim edildi.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Binali Yıldırım, “Çok değerli katılımcılar, değerli akademisyenler, öğrenci kardeşlerim, hanımefendiler, beyefendiler, hepinizi bu önemli toplantıda en kalbi duygularımla sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.” diyerek konuşmasına başladı.

Başbakan Binali Yıldırım etkinlik hakkındaki konuşmasında, “Bugün dünyanın bölgemizin en fazla ihtiyaç duyduğu barış, kardeşlik temalı bu uluslararası toplantı, burada barışın ve kardeşliğin asırlar önce tesis edildiği Çorum’da gerçekleştiriliyor olması farklı bir anlam ifade ediyor. Dünyanın bilinen en eski yazılı anlaşmasının yapıldığı, kültürün, medeniyetin, sanayinin, tarımın her şeyden önce kardeşliğin ve insanlığın örnek bir şekilde dünyaya gösterildiği Çorum’dayız. Bu vesile ile bu önemli etkinliği gerçekleştirmekte ön ayak olan, gayret gösteren başta Çorum Milletvekillerine ve Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan başta olmak üzere tüm emeği geçenlere huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bu sempozyumun dünya barışına, bölge barışına, kardeşliğine katkı sağlamasına Mevlamdan niyaz ediyorum.” dedi.

Binali Yıldırım: “Türkiye İnsani Yardımda Bulunan En Cömert Ülkelerden”

 “Küresel insani yardım 2017 raporlarına göre Türkiye dünyada en fazla insani yardım yapan ikinci ülke, Amerika’dan sonra. Ayrıca 2015 yılında milli gelirin %0,75’ini insanı yardıma ayırarak bu alanda Türkiye dünyanın en cömert ülkesi konumuna gelmiştir. Dünyadaki yardımların 1/5’i ülkemizden gitmektedir. Son 6 yılda 52 ülkedeki mağdur ve mazlumların çağrısına ilk kulak veren ülke Türkiye olmuştur. 509 bin sığınmacı evladımıza eğitim hizmeti veriyoruz. Okullarda Türk kardeşleri ile beraber eğitim görüyorlar. 200 bin yetişkin kardeşimiz mesleki eğitim alıyor, kurslar alıyor hayata hazırlanıyor. 19.332 genç üniversitelerde okuyor.” diyerek Hitit Üniversitesine ilişkin açıklamalarda da bulunan Binali Yıldırım, “Hitit Üniversitesinin öğrenci sayısı kadar Suriyeli mülteci konumundaki öğrenciler bizim üniversitelerimizde geleceğe hazırlanıyor. Hitit Üniversitesinde 200’ü yakın yabancı öğrencisi ile yine vatanseverliğimizi, misafirperverliğimizi gösteriyoruz. Hitit Üniversitesi 2006 yılında kuruldu. Bugün 19.000’i aşan öğrenci sayısı var. Tıp Fakültesi var. Teknopark’ı var. Merkez Laboratuvarlarıyla iş dünyası ile iç içe uyum halinde faaliyetini sürdürüyor. Ülkemizin gelecek nesilleri kardeşlik mirasıyla yüklü bu kadim şehirde Çorum’da hayata hazırlanıyor.” dedi.

“Irak Hükümetinin Kararlarına Göre Adımlar Atılacak”

Irak, Türkiye ve İran'ın iyi bir koordinasyon içerisinde olduğunu belirterek, "Ortaya çıkan zaten bölgede yeterince sorun var. Ortaya çıkan bu krizin de en az hasarla atlatılması için gereken çalışmaları aralıksız sürdürüyoruz. Eğer ülkemize, sınırlarımız içerisinde veya dışımızda milli güvenliğimize yönelik bir tehdit olursa karşılığını da en açık ve en sert şekilde vermekten çekinmeyeceğiz. Birinci tercihimiz değil. Türk milletinin en büyük hasleti egemenliktir. Bizim gururumuz, bizim istikbal sevdamızdır" dedi.

Yıldırım, bundan sonra her konuda muhatabın Irak olacağını belirterek, “Sınır kapılarında muhatabımız Irak olacak, havaalanlarında muhatabımız Bağdat olacak ve bütün ekonomik faaliyetlerimizde birinci dereceden muhatabımız Irak merkezi yönetimi olacak” ifadesini kullandı.

Dünyada aynı anda üç terör örgütüyle mücadele eden ülke olmadığının altını çizen Yıldırım şunları söyledi:  “Bir yandan bölücü terör örgütü PKK, diğer yandan İslam’ın düşmanı sapık terör örgütü DEAŞ ve FETO terör örgütü. Bu üç terör örgütüyle çok etkin ve başarılı mücadelemizi sürdürüyoruz. Bugün Suriye'nin kuzeyinde peydah olan, renk değiştirmiş olan ama içindeki ruh, PKK ile aynı olan yeni bir terör örgütü dost bildiğimiz ülkelerin desteği ile orada yeşermeye başladı. Bunun da gereğini yaparız. DEAŞ'la mücadeleyi gerçek anlamda yapan ülke Türkiye. Dünya, DEAŞ'la nasıl mücadele edileceğini anlamak istiyorsa gelsin Türkiye'ye baksın. Biz terörle mücadele ederken bölge halkıyla ortak paydamız olsan birlikte yaşama ve kardeşlik azmini gönülden gönüle taşıyarak kardeşlik köprüsü kurmayı ihmal etmiyoruz. Terör örgütü bugünlerde müthiş bir bozguna uğramış durumda. Müthiş bir çözülme sürecini yaşamakta. Ancak bu terör örgütlerinin arkasındaki zinde güçler, bir terör örgütü yok olurken yedeğini hazırlamakta da ihmal etmiyorlar. Dünya DEAŞ ile kalkıp DEAŞ ile kalkıyor. Ama mücadele eden var mı dersek, doğru düzgün mücadele eden yok.” 

“Türkiye, Kuzey Irak’taki Referandumu Yok Hükmünde Saymaktadır” 

Kuzey Irak'taki referandumu da değerlendiren Başbakan Yıldırım, “Birileri maalesef şahsi ihtiraslarını orada yaşayan yüz binlerce, milyonlarca mazlum insanın geleceğini karartma pahasına bir maceraya kalkışmış durumda. Bu referandum neresinden bakarsanız bakın, bölgeye huzur getirmez, kardeşlik getirmez, barış getirmez. O bakımdan da Türkiye bu referandumu yok hükmünde saymaktadır” diye konuştu.

15 Temmuzun tüm dünyaya önemli mesajlar verdiğinin altını çizen Başbakan Yıldırım, “Bugün Çorum’dayız. Çorum’da bulunmamızın birçok sebebi var. Ama önemli bir sebebi var. Türkiye bildiğiniz gibi 15 Temmuz’da bir destan yazdı. Bir ülkenin kardeşlik hukukuna riayet etmeyen, kendi halkına ve insanına namlu doğrultan alçak FETÖ Terör Örgütü ve onun teröristleri, Milletimizin gösterdiği kahramanlıklar sayesinde hakim hale getirdi ve bu hain darbe girişimi bastırıldı. Bu al-yıldızlı bayrak inmedi, ezanlarımız dinmedi, Milletimiz diz çökmedi. 250 şehidimiz ve 2 bin 194 gazimiz var.  Bütün Gazilerimize hayırlı ömürler diliyorum. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Burada Çorum’da bulunmamız vesilesiyle Çorum’un evladı, bizim yıllardır yol arkadaşımız olan Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok da o gece alçaklara karşı direnirken göğsünü siper etti ve şehadet şerbetini içtiler. İkisine de Allah’tan rahmet diliyorum. Bir millet o gece kardeşliğin, birliğin ne olduğunu bütün dünyaya gösterdi.  O gece millet olarak omuz omuza mücadele verdik. Demokrasimizi alçaklara teslim etmedik, bağımsızlığımızı darbecilere teslim etmedik.” değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Binali Yıldırım, son olarak konuşmasında şunları söyledi: “Türkiye olarak, bölgesel ve küresel çapta barışa, kardeşlik hukukuna hizmet etmeye devam edeceğiz.  2023 hedeflerimize ilerlediğimiz bu günlerde, siyasetimizin merkezine adaleti ve insanı alan bir anlayışı hakim kılarak bu yolcuğu sürdüreceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, bugün gerçekleştirilen bu etkinliğin bölge ve dünya barışına katkı sağlamasını dilerken bu etkinlikte Bilge Lider Aliya İzzetbegoviç’in hatırlanmış olması ve ona bu etkinlik dolayısıyla bir ödül verilmesini de anlamlı buluyorum. Aliya İzetbegoviç zor şartlarda, Balkanlarda, Bosna Hersek’te barışı her türlü zorluğa rağmen temin etmiş, kendi bedel ödemiştir, halkına bedel ödetmemiştir.  Bir bilgehandır, bilge yöneticisidir. Allah rahmet eylesin. Onun bıraktığı bölgedeki iz bugün değil, asırlar boyunca devam edecektir.  Sempozyumda emeği bulunan Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan’a, Çorum Milletvekillerine, akademisyenlere ve herkese teşekkür ediyor hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.”

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Binali Yıldırım’ın tam konuşma metnine ulaşmak için tıklayınız.



 


kades
kades
kades
kades
kades
kades
kades
kades
kades
kades
kades
kades
kades
kades
kades
kades
kades
kades
kades
kades
Hitit Üniversitesi Rektörlüğü
Kuzey Kampüsü Çevre Yolu Bulvarı 19030 Çorum