BASIN AÇIKLAMASI

 

Kaynağı, destekçileri ve kendilerince terör gerekçeleri çok net olmayan, ama dışarıdan beslendikleri milletimiz tarafından açıkça bilinen bölücü örgüt vatan toprağı üzerinde, Onbeş (15) askerimizi şehit ederek cinayetlerine devam etmektedir.

 

            Yıllardır ülke bütünlüğünü bozmaya çalışan, bu uğurda vatan evlatlarını katleden ve kardeş kardeşe düşman etmenin zeminini hazırlayan bu bedbahtlar adeta Türkiye’ye ve Türk insanına savaş açmışlardır.

 

            Hiç şüphemiz yoktur ki, bu savaşın galibi eninde sonunda Türk milleti olacaktır. Bu ülke büyük ülke, bu millet büyük millettir. Milletimiz tarihi süreç içerisinde pek çok elim  badireler atlatmış ve her şeye rağmen dünya milletleri arasındaki saygın ve bağımsız konumunu korumayı bilmiştir. Her türlü terör ve ihanete karşı ayakta kalmalı başarmıştır. İnancımız tamdır ki, bugün de bunu başaracak güçtedir. Vatan topraklarının bu vatana ihanet eden bedbahtlara, teröristlere ve vatan düşmanlarına mezar olacağına hepimiz şahit olacağız. Devletimizin iç ve dış terör odaklarına karşı terbiye edici gücü yeniden kendisini gösterecektir.

 

            Türk milletinin yıllardır bağımsız olarak yaşadığı Anadolu coğrafyası adeta küresel aktörlerin emperyal emellerinin kesiştiği bir yer haline gelmiştir. Güya barbar Türklerin işgal ettikleri topraklardan tekrar geldikleri yerlere (Orta Asya’ya) geri gönderilmesi projesi, yani şark meselesi, küresel aktörlerin başlıca hedefi haline gelmiştir. Bu hedefin tetiklediği Anadolunun Türklerden arındırılması misyonu, vatan coğrafyasında kendisini terör, ihanet ve bölücülük olarak ortaya koymaktadır.

 

            Yaşadığımız süreçte küresel aktörlerin hedefleri doğrultusunda; önce Türk toplumuna kimlik ve direnç kazandıran değerler bilinçli bir şekilde erozyona uğratılmış, bölünmez bütünlüğümüz tartışmaya açılmış ve adeta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin gücü zaafa uğratılmak istenmiştir. Böylece gelişen süreç, Türk Milletinin asaletinin gereğini yerine getirme gücünü azaltarak, iç ve dış terör odaklarına karşı, devletimizi ve milletimizi savunmasız bir konuma taşımıştır.

 

            Ancak  unutulmaması gereken bir husus vardır ki, o da, Türk Milletinin “Muhtaç olduğu kudretin damarlarındaki asil kanda var olduğu” hususudur. Ulu önder Atatürk; “Türk evlatları atalarını ve tarihini tanıdıkça kendisinde daha büyük işler yapma gücü bulacaktır” derken Türk Milletinin sahip olduğu potansiyel güce işaret etmektedir. Bu güçle milletimiz kolay kolay terör eşkıyalarına ve onların saldırılarına pabuç bırakmayacak ve güçlü devlet yapısı ve ordusu ile terör odaklarına haddini bildirecektir.

 

            Tarih boyunca pek çok savaşta ve özellikle kurtuluş savaşımızda el ele omuz omuza çarpışarak ülkemize ve bağımsızlığımıza kan vererek can vermiş olan bu millet, Türk ve Kürt unsurların birlikteliği ve kardeşliği ile hayat bulmuştur. Söz konusu birlikteliği bu milletin asli unsurları arasında düşmanlığa dönüştürmek isteyen terör odaklarının oyununa gelmeyeceğiz. Bu hain ve bedbahtlara karşı omuz omuza bir duruşla en güzel cevabı millet olarak vereceğiz. Zira bir milletin birliği hainlere karşı kullanılabilecek en öldürücü darbedir. Milletimiz bütün unsurları, kurum ve kurullarıyla bu birlikteliği başaracak güçtedir.

 

            Yukarıdaki düşünceler doğrultusunda terörü, teröristleri ve bunların her türlü bölücü ve yıkıcı faaliyetlerini şiddetle kınıyoruz. Ülkemizi bölmeye çalışan iç ve dış şer odaklarına gerekirse, milli ve coğrafi bütünlüğümüzü koruma kararlılığında olduğumuzu Hitit Üniversitesi olarak ifade etmek istiyoruz. Bu kutsal mücadelede Büyük Devletimizin ve Yüce Milletimizin yanındayız.  Şehitlerimize tanrıdan rahmet, yakınlarına ve Türk Milletine baş sağlığı diliyoruz. Milli bütünlüğümüzün korunması noktasında Hitit Üniversitesi Senatosu olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız.

 

            Kamuoyuna saygı ile duyururuz…